Parfüm Tam Olarak Nedir?
Koku almak insana bahşedilmiş en önemli duyulardan biridir. Yemek yerken dilimizden geçen sıcacık bir lokmanın tadını ve kokusunu alarak yemek ne kadar önemli değil mi? Oysa yemek ocakta pişerken hazır olmasına yarım saat kala kokusunun burnunuzda dans etmesinden mütevellit sabırsızlıkla beklemenin verdiği heyecan ve masaya oturmadan önce iştahla yeme hayali kurmak, kokusunu duyamadığınızda bu kadar hissedilebilir olmazdı sanırım. Koku duyusunun tat almayla beraber çalıştığını biliyorsunuzdur. Hasta olduğumuzda burnumuzun tıkalı olduğu dönemde, yemeklerin tadı sağlıklı olduğumuz zamanki gibi zevk vermez ya da tadını tam alamayız. İşte bu, kokunun tat ile işbirliği içinde olduğunu gösterir bize.
Hep yemekten gitmeyelim, biraz da kokunun yalnızca kendisinin ön planda olduğu anlardan bahsedelim. Şöyle bir hayal kurun. Aylardan Nisan, sıcak bir pazar günündesiniz ve hava mükemmel. Kendinizi kalabalıktan ve şehir hayatından uzak, ormanlık bir alana atıp kamp yapacaksınız. Etrafınızda çiçek açmış ağaçlar var ve o sıcak hava eşliğinde çiçeklerin kokuları burnunuzda ahenkle dans ediyor. Gözünüzü kapatıp derin bir nefes çekiyor ve anın tadını çıkarıyorsunuz. Ne kadar güzel, huzurlu bir his değil mi? İşte insanlar koku duyusunun önemini yüzyıllar önce anlamış, bu konuda ilgilenmiş ve üzerinde çalışmışlardır. Bu çalışmaların karşılığında güzel kokmak ve koku sürünmek ile günümüze kadar gelen parfümün yolculuğunu görmüş oluyoruz.
Uzun zaman önce Nerola Prensesi lakaplı Anne Marie Orsini adında bir hanımefendi Roma’da Nerola isimli küçük bir kasabada yaşıyor. Bir gün yazı yazmak için bahar ayında bahçeye çıkıyor ve bir ağacın gölgesine oturuyor. Ağacın da çiçek açtıktan sonra etrafa yaydığı kokudan çok etkileniyor. Dayanamıyor ve çiçeklerin toplatılmasını isteyip yakınlarda parfüm yapan ya da damıtma işlemi gerçekleştiren birisine götürülmesini istiyor. Bir sepet içinde bu çiçekler götürülüyor ve bir zaman sonra birkaç damla yağ getiriliyor. Bu koku Nerola Prensesi’nin çok hoşuna gidiyor ve etraftaki ağaçlardan da bu çiçeklerin toplatılmasını ve bu yağdan yapılmasını istiyor. Bu çiçeklerden 1/1000 oranında bir yağ çıkıyor. Yani 1000 kg çiçekten yalnızca 1 kg yağ çıkıyor. Bu da yağın çok değerli olmasını sağlıyor. Bu şekilde Neroli ismini verdiğimiz bir koku ortaya çıkıyor. Aslına bakacak olursak prensesin altına oturduğu ağacın ismi turunç ağacı. Bahsettiğimiz çiçek de turunç meyvesinin çiçekleri. Ancak Nerola Prensesi sayesinde damıtılan bu çiçeklerin kokusuna turunç çiçeği yağı değil de Neroli ismi verilmiş oluyor. Parfümle alakalı dünyanın çoğu yerinde bu tarz yaşanan gelişmeler günümüzün modern parfümlerinin oluşmasında bir basamak sağlıyor.
Parfüm diyince hepimizin aklına hemen hemen aynı şey geliyordur. Güzel koku. Aslında parfüm, çeşitli yağların ve kokuların alkolle seyreltilmesiyle ortaya çıkarılan kimyasal bir karışımdır. Gencinden yaşlısına herkes güzel kokmak, bu konuda fark edilir olmak, övgüler almak ister değil mi? Kimi zaman bunu çokça parfüm sıkarak, kimi zaman kokudan konu açarak sağlamaya çalışırız. Sıktığımız parfümün, başka burunlara da misafir olmasını kim istemez ki? Bazen parfümümüzü yanımıza alır iş arkadaşlarımıza, dostlarımıza, yakınlarımıza koklamasını isteyerek parfümü denetiriz ve düşüncelerini sorarız. Bize dönüşleri bazen parfüm kullanma alışkanlığımızı değiştirir, ya da parfüm kullanma alışkanlığımız yoksa bu alışkanlığı bize kazandırmış olurlar.
PARFÜM
29
Ağu